Bakan Gürlek'ten OECD ülkelerine Gazze çağrısı
Bakan Gürlek, Beşiktaş'taki bir otelde gerçekleştirilen 2026 OECD Adalete Eşit Erişim Küresel Yuvarlak Masa Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, OECD'nin, ekonomik kalkınmanın temelinde adaletin bulunduğu gerçeğinden hareketle katılımcıları bir araya getirmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
İstanbul'da 8-9 Ekim'de düzenlenen Uluslararası Adalet Zirvesi'ni anımsatan Gürlek, farklı ülkelerden gelen katılımcılarla, merkezine insanlık onurunu yerleştirdikleri adalet hizmetlerinin gecikmeksizin ve adil biçimde sunulmasına yönelik ortak sorumluluğu ele aldıklarını ve son derece faydalı sonuçlar elde ettiklerini belirtti.
Gürlek, söz konusu toplantıya davet edildiği halde İsrail hükümetince ülkeden çıkışına izin verilmeyen Filistin Adalet Bakanı Şerhabil El-Zaim'in katılamadığını hatırlatarak, bu durumun, İsrail hükümetinin evrensel adalet sistemine saygısızlığını dünya kamuoyu önünde bir kez daha ilan ettiğini aktardı.
Bugünkü buluşmanın temel başlıklarından biri olan Herkes için adalete erişim hedefine ulaşmaya en çok ihtiyaç duyanların Filistin ve Gazze halkı olduğunu ifade eden Gürlek, bu ihtiyacın OECD'nin kuruluşuna yön veren barış ve kalkınma anlayışından ayrı düşünülemeyeceğinin altını çizdi.
Bakan Gürlek, OECD'nin kuruluşuna uzanan sürece değinerek, "OECD, dünyanın kalkınması ve toplumların refaha ulaşması için ciddi gayretler sergileyen önemli bir birlikteliktir. Özellikle Avrupa'nın dünya ekonomisindeki yerinin güçlenmesine ve kalkınma modelleriyle örnek oluşturmasına çok ciddi destekler sağlamıştır." dedi.
Bugün gelinen noktada, özellikle Avrupa'nın OECD'nin etkin varlığına her zamankinden daha çok ihtiyacı olduğuna işaret eden Gürlek, "Bugünlerde Fransa'da ortaya çıkan gençlik hareketleri, hayat pahalılığının yol açtığı huzursuzluklar ve bu yaşananların tüm Avrupa'daki sosyal etkileri, Doğu Avrupa'da yıllardır devam eden savaş ve gerginlikler, özellikle Avrupa'da aşırı sağın yükselişi, enerji maliyetlerine ilişkin artan riskler ve ekonomik durgunluklar, küresel ekonomiyi baskılayan önemli gelişmelerdir." değerlendirmesini yaptı.
Bu gelişmelerin, toplumlarda huzursuzluğu ve gelecek endişesini artırdığını, kalkınmış toplumların benimsediği evrensel değerleri de risk altına aldığını vurgulayan Gürlek, birçok insani değerin hayatta karşılık bulmakta zorlandığı bugünlerde bu tablonun, daha ciddi sorunlarla karşılaşma riskini artırdığını ve insanların adalete erişimine ilişkin beklentilerini olumsuz etkilediğini söyledi.
Kaynak: TRT Haber Açık RSS (Gündem) (Açık Basın / Tam Metin)
💬 Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!