Görünmeyen cephe: Türkiyenin elektronik harp kabiliyeti
Gelişen teknolojiyle birlikte harp sahasının en önemli meselelerinden biri de elde edilen verilerin doğru şekilde okunabilmesi. Ve kimi durumlarda da düşmanın kendi verilerini okuyabilmesinin önlenebilmesi. Kamuoyunda kabaca ‘elektronik harp’ diye tabir edilen bu durum aslında son derece zorlu ve bir o kadar da stratejik.
Türkiye, yerli ve milli imkanlarla geliştirdiği yeni sistemlerde karada, denizde ve havada bu alanın güçlü oyuncularından biri olma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
‘Şalteri açtılar ve bütün elektronik sistemleri bozdular’ ezberinin çok daha ötesinde görevler üstlenen bu teknolojiler Ankara’nın elini sahada güçlendirmekle kalmayacak. Çünkü bu tür kabiliyetler, sahibinin masadaki pozisyonunu da daha üst seviyeye taşıyabilecek değerde.
Az önce de vurguladığımız üzere elektronik harp kavramını ‘karşı tarafın radarını bozmak’ ya da ‘yüzlerce kilometrelik bir alanda tüm iletişimi kesebilmek’ değil...
Bunu daha iyi anlayabilmek için işin içinde elektronik destek, elektronik taarruz ve elektronik korunma gibi başlıkların olduğunu akıldan çıkarmamak gerekiyor.
Dolayısıyla elektronik harbin özeti ‘bozmak’ değil… Düşmanı o sizi görmeden görebilmek, anlayabilmek, karar vermek ve ancak gerektiğinde bozmak... Ayrıca tüm bunları yaparken kendi sistemlerini çalışır tutabilmek.
Türkiye’nin bu alandaki dönüşümünü birkaç sistem üzerinden okumak mümkün. Akla ilk gelen sistemlerden biri ASELSAN imzalı KORAL… Kara konuşlu elektronik harp yaklaşımının en bilinen örneklerinden.
Sistem, elektronik destek ve elektronik taarruz unsurlarını kullanarak düşman radarlarını tespit, analiz ve yönlendirme faaliyetleri yürütüyor. Ardından karıştırma ve aldatma gibi uygulamalara imkan sağlıyor. Bu sayede dost unsurların daha düşük riskli ortamda görev yapması mümkün oluyor.
Kaynak: TRT Haber Açık RSS (Gündem) (Açık Basın / Tam Metin)
💬 Yorumlar 0
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yazın!